Avrupa'da ve Türkiye'de Sosyal Turizm

Please download to get full document.

View again

All materials on our website are shared by users. If you have any questions about copyright issues, please report us to resolve them. We are always happy to assist you.
 17
 
  Avrupa'da ve Türkiye'de Sosyal Turizm
Share
Transcript
  Muğla Sıtkı Koçman Üniversitesi   Sosyal Bilimler Enstitüsü Dergisi, Sayı 31, 2013 Güz, 49 -73. Avrupa’da ve Türkiye’de Sosyal Turizm   Doç. Dr. Doğan BIÇKI     Muğla Sıtkı Koçman Üniversitesi İ.İ.B.F   Kamu Yönetimi Bölümü  E-posta: doganbicki@mu.edu.tr Arş. Gör. Duygu AK    Arş. Gör. Serhat ÖZGÖKÇELER    Muğla Sıtkı Koçman Üniversitesi İ.İ.B.F   Uludağ Üniversitesi İ.İ.B.F   Kamu Yönetimi Bölümü   Çalışma Eko. ve End. İlişkileri Bölümü  E-posta: serhat@uludag.edu.tr E-posta: ak87.duygu@gmail.com Özet   Sosyal turizm, kökenleri geçmişe dayanmakla birlikte yakın dönemde anlamı ve önemi daha iyi anlaşılan ve günümüzde hızla gelişen bir turizm türüdür. Çalışan kitlelerin yoğun çalışma şartları nedeniyle sürekli etkisi altında bulundukları psikolojik ve fiziksel  baskı tatile olan ihtiyacı kuvvetlendirmektedir.   Günümüzde turistik hareketler, satın alma gücü yüksek olan bireylerin, turizm hareketlerine katılmaları şeklinde gerçekleşen   ayrıcalıklı   yapıdan sıyrılarak  , “dezavantajlı    bireyler”  in de çeşitli kolaylıklarla turizm hareketlerine katılmalarına imkân ver  ecek araçlar peşindedir  . Bu bağlamda,    sosyal turizm,   turizme katılım hakkının sağlanmasında ihtiyaç duyulan imkanlardan birisi olarak gözükmektedir. Ni tekim, 1950’li ve 1960’lı yıllardan itibaren hız kazanmaya  başlayan sosyal turizm, çerçevesi iyi belirlenmiş sosyal yöntemler sayesinde, nüfusun “düşük gelirli” kesimlerinin turizme iştirak etmesinden doğan tüm kavram ve olaylar olarak tanımlanabil ir. Sosy al turizm kapsamında, engelliler  ,  gençler, çocuklar, yoksullar    ve   öğrenciler öncelikli hedef grupları oluşturmaktadır.   Bu çalışmada sosyal turizm, çocuklar ve gençler açısından ele alınmakta; Avrupa’da yürütülmekte olan başarılı örnekler tanıtılmakta ve ülkemizin bu alandaki pozisyonu tartışılmaktadır.   Anahtar Kelimeler:   Sosyal Turizm, Çocuk ve Gençler, Avrupa - Türkiye’de Sosyal Turizm Social Tourism in Europe and Turkey Abstract Social tourism is a type of tourism which has recently become much more important and it is growing fast today though its srcins date back. Psychological and  physical pressure that the working people are largely exposed due to hard working conditions increases the need for holiday. Today, touristic activities seek possibilities th at facilitate ‘disadvantaged individuals’ participate tourism activities with various opportunities by leaving the exclusive structure in which only well off individuals can  participate. In this context,  social tourism  appears to be one of the opportunities required for fair participation in tourism. Thus, social tourism, which started growing fast during 1950s and 1960s, by means of well-determined framework of social methods,  Bıçkı, Ak ve Özgökçeler, Sayı 31, Muğla Sıtkı Koçman Üniversitesi Sosy al Bilimler Enstitüsü Dergisi   50 can be defined as all concepts and activities arising from participation of ‘low income’  people. Within the scope of social tourism, the handicapped, teenagers, children, the  poor and students  constitute primary target group. This study takes up social tourism from the point of children and teenagers; introduces successful examples in Europe and discusses the position of our country.  Keywords :  Social Tourism, Children and Teenagers, Social Tourism in Europe-Turkey 1. Giriş   Sosyal turizmin büyük ölçüde kabul gördüğü Avrupa ülkelerinde tatil ve turizme katılma bir hak olarak görülürke n, tatilin bir lüks ve isteğe bağlı yapılan  bir faaliyet olarak görüldüğü ülkelerde sosyal turizm nispeten geri kalmıştır. Sadece çalışan kesim değil, satın alma gücü kısıtlı olan dar gelirli kesim de dahil olmak üzere herkesin dinlenmeye, işten izin almay a ve tatil faaliyetlerine katılmaya hakkı vardır. Bu bir kişisel gelişim hakkıdır. Avrupa Ekonomik ve Sosyal Komitesi de sosyal turizmi bir hak olarak görmek  tedir (EESC, 2006). Ülkelerin sosyal turizmi yorumla ma biçimine   göre , tesisleri, hedef kitlesi, fin ansman kaynağı vb. değişmektedir. Türkiye açısından sosyal turizm son yıllarda gelişme göstermekle birlikte henüz kurumsallaşmış   değildir.   Çalışmanın birinci bölümünde sosyal turizm kavramı çeşitli yönleriyle ortaya konmuştur. Bu bağlamda, sosyal turizmin   genel turizm içindeki konumu,   gelişim süreci, amaçları, arz ve talep konusu açıklanmıştır. İkinci bölümde, Avrupa’da çocuk ve gençlere yönelik örnek sosyal turizm uygulamalarına yer verilmiştir. Üçüncü bölümde ise Türkiye’nin sosyal turizm açısından durum u değerlendirilmiş ; b u bağlamda, ülkemizde   çocuk ve gençlere yönelik  , sosyal turizm uygulaması sayılabilecek örneklere yer verilmiştir.   2. Turizm, Sosyal T urizm, Amaçları, Tarihsel  G elişimi   Bir kavram olarak turizmin tanımlanması konusunda yazarların bakış açısına ve ele alınış amaçlarına göre farklı tanımlar yapılmıştır. Türk Dil Kurumu’na ait “Büyük Sözlük”te kavram, dinlenme, eğlenme, görme, tanıma vb. amaçlarla yapılan gezi; bir ülkeye veya bir bölgeye turist çekmek için alınan ekonomik, kültürel, teknik önlemlerin, yapılan çalışmaların tümü  olarak tanımlanmaktadır (TDK). Birleşmiş Milletler Dünya Turizm Örgütü’ne (UNWTO) göre iktisadî ve sosyal bir fenomen olarak değerlendirilen turizm, insanların devamlı olarak yaşadıkları yerler dışında tüketici olarak iş, merak, din, sağlık, spor, dinlenme - tatil, eğlence, kültür ya da aile ziyareti, kongre,  seminerlere katılmak gibi nedenlerle, bireysel veya toplu şekilde yaptıkları  seyahatlerden ve  gittikleri yerde yirmi dört     saati aşan veya ülkenin bir konaklama tesisinde en az bir geceleme süre ile konaklamalarından ortaya çıkan  seyahat ve geçici konaklama hareketleri ne verilen addır (UNWTO).    Avrupa’da ve Türkiye’de Sosyal Turizm   51 Turizme katılım, günümüzde bir lüks tüketim olmanın ötesinde, temel  bir insan hakkı olarak değerlendirilmektedir. Turizme katılımın bir “hak” olarak değerlendirilişinde, en önemli referans noktalarından birisini “ Turizmde Global  Etik İlkeler Bildirgesi ” oluşturmaktadır   (UNWTO) . Dünya Turizm Örgütü, 13. Genel Kurulu’nu gerçekleştirdiği Santiago - Şili’de, turizmin toplum ve çe vreye olumsuz etkilerini azaltmak, dünya turizminin sorumlu ve sürdürülebilir  gelişimini bir dizi ilkeye bağlamak    amacıyla anılan Bildirge’yi kabul etmiştir. “Turizme Katılma Hakkı” başlığını taşıyan 7. Bölümün, ikinci,   üçüncü ve dördüncü maddeleri, bu hakkın sosyal niteliğine vurgu yapmaktadır: Madde 2: “Turizm hareketine katılmak, İnsan Hakları Evrensel Bildirgesi’nde belirtilen dinlenme, çalışma saatlerinin sınırlandırılması ve ücretli izin hakkının bir sonucu olarak değerlendirilmelidir” ; Madde 3:   “ Sosyal turizm , özellikle de gruplar hâlinde yapılan turizm, kamu görevlilerinin desteğiyle geliştirilmelidir” ; Madde 4: “Aile, gençlik, öğrenci, üçüncü yaş ve engellilerin turizm hareketine katılması kolaylaştırılmalı ve teşvik edilmelidir” . Sosyal turizm, turizm türleri   arasında  az bilinen bir kategoriyi oluşturmaktadır  . Nitekim , 2006 yılında İngiltere’de işçilerle yapılan bir anket çalışmasında , katılımcılardan   %68’inin sosyal turizm i daha önce hiç duymadıkları belirlenmiştir   (Minnaert vd., 2012: 19). Sos yal turizme yönelik farklı tanımları biçimleri bulunmakla beraber; sosyal turizmin hedefinde olan bireyler konusunda göreli bir uzlaşı olduğu söylenebilir: Sosyal turizme konu olan bireyler,   iktisaden zayıf konumda olup desteklenmeksizin tatile çık  amayacak olan kimselerdir (Minnaert vd., 2012: 18). 2.1. Sosyal Turizm Kavramı   Genel olarak sosyal turizm bir şemsiye kavram olarak görülebilir. Birçok kamu, özel sektör ve üçüncü sektör paydaşını ve birçok farklı girişimi  birleştirmektedir ( Minnaert vd., 2012: 19). Sosyal turizm, iktisadi güçleri nispeten zayıf olan kitlelerin birtakım kolaylaştırıcılar yoluyla turizm hareketine katılmaları ve bundan doğan ilişkilerin tümüdür   (Usta, 1982: 7) . Bu tanım çerçevesinde, sosyal turizmin ilk özelliğinin iktisadi güçleri zayıf olan kitleleri kapsaması olduğu görülmektedir. S osyal turizmin bir diğer özelliği, söz konusu kitlelerin turizme katılmaları güç olduğundan bu katılmayı özel önlem ve tesisler gibi birtakım kolaylaştırıcıların sağlamakta olmasıdır. Uluslararası Sosy al Turizm Bürosu  da,  benzer bir sosyal turizm tanımı yapmaktadır   (ISTO, 2003) : “Sosyal turizm, iyi tanımlanmış sosyal yöntemler sayesinde, nüfusun düşük gelirli kısımlarının turizme iştirak etmesinden doğan tüm kavram ve olaylardır.”   Bu tanım da sosyal turizmin yukarıdaki tanımıyla uyumludur  : Sosyal turizm, nüfusun düşük gelirli kısımlarına hitap etmektedir ve  bu kitlelerin turizme katılmaları iyi tanımlanmış sosyal yöntemler sayesinde gerçekleşmektedir.    Bıçkı, Ak ve Özgökçeler, Sayı 31, Muğla Sıtkı Koçman Üniversitesi Sosy al Bilimler Enstitüsü Dergisi   52 Hunziker (1951: 1), sosyal turizmin ne olduğuna dair ilk tanımlamayı yapan kişilerden biri sidir. Ona göre söz konusu kavram, “toplum içinde yaşayan dezavantajlı grupların ya da ekonomik açıdan zayıf kesimlerin turizm faaliyetine katılımları noktasında ortaya çıkan bir tür fenomen ve/veya ilişkiler”dir. Hunzi ker daha sonraki yıllarda, anılan kavramın içeriğini bir takım yorumlarla zenginleştirerek şöyle tanımlamıştır (Hunziker, 1957’den aktaran; Minnaert vd., 2012: 20) : “Özel/moral hizmetlere bağımlı, düşük gelir sahibi bireylerin katılımları ile nitelik kazanan özel bir turizm türü”.   Bir faaliyetin sosyal turizm olarak addedilebilmesi için üç koşulun yerine gelmesi gerekmektedir (EESC, 2006):    Kitlelerin içinde bulunduğu hayat şartlarının turizm hakkını kısmen veya tamamen kullanmayı imkansız hale getirmesi ger  ekir. Bu durumun; ekonomik koşullar, fiziksel veya akli yetersizlik, kişisel veya ailevi yalnızlık, düşük hareketlilik, coğrafi zorluklar ve gerçek bir engel teşkil eden çeşitli sebeplerden kaynaklanması gerekir.      Bir kişi, bir kamu kurumu veya özel kuruluş, bir şirket veya en azından örgütlenmiş bir grup insanın, insanların turizm haklarını kullanmaları önündeki engelin ortadan kaldırılması için harekete geçmeye karar vermiş olmaları gerekir.      Bu hareketin etkili olması ve bir grup insanın sürdürülebilirlik,   erişilebilirlik ve dayanışma değerlerine saygı duyan bir şekilde turizme iştirak edebilmesine yardımcı olunması gerekir.   Tatile erişim hakkının evrensel olmasını engelleyen en genel unsur, maddi yetersizliktir. Tipik olarak Avrupa nüfusunun yaklaşık %20 -3 0’u tatile çıkmak için yeterli maddi gücü olmayan kişilerdir. Bununla birlikte, istemedikleri için tatile çıkmayanlar, sağlıkları tatile çıkmaya elverişli olmayanlar ya da düşük hareketlilik nedeniyle tatile çık  a mayanların oranı Avrupa’da daha düşüktür (Mi nnaert vd., 2012: 20). Avrupa Ekonomik ve Sosyal Komitesi’nin sosyal turizm görüşüne göre, sosyal turizm bir haktır. Herkesin günlük, haftalık ve yıllık olarak    işten izin almaya hakkı vardır. Bu boş zaman hakkı , kişilere kişiliklerinin her yönünü geliştir  me fırsatı vermektedir. Turizm hakkı, bu genel hakkın somut bir ifadesid ir ve sosyal turizm de bu hakkın evrensel olarak erişilebilir olmasını sağlama arzusundan  beslenmektedir (EESC, 2006). Avrupa’da sosyal turizm planlarında belir  tilen dört farklı yorum mevcuttur (Minnaert vd., 2011: 404-7):     K  atılımcı model    (participation model) , sosyal turizm, açıkça toplumsal olarak veya diğer nedenlerle dezavantajlı konumda bulunan grupları hedeflemektedir; ancak, uzmanlaşmış ürün ya da hizmetler ile karakterize edilm esi gerekli değildir. Yani ürün ya da hizmetler, sosyal  Avrupa’da ve Türkiye’de Sosyal Turizm   53 turizmle ilgisi olmayan diğer kullanıcılar için de standart şekilde mevcuttur.     İçer(il)me Modeli(Inclusion Model)  Sosyal turizm, ekonomik olarak ya da başka yollarla dışlanmış kesimleri de içine alara k toplumun tüm kesimleri nin turizme katılımlarını teşvik eder  .      Uyarlama modeli (adaptation model) , sosyal turizm bireylerinin ihtiyaçlarına özel olarak uyarlanmış ürün ve hizmetler sunmaktadır ve katılım dezavantajlı hedef gruplarla sınırlandırılmıştır.      Te  şvik m odeli (stimulation model),  genel olarak sosyal turizm girişimleri, ev sahibi topluluk için ekonomik fayda sağlamaya odaklanır. Hedef gruplar, ölü sezon dönemlerinde çekilebilecek  potansiyel müşteriler olarak görülür. Günümüzde özellikle Avrupa’da sosyal turizm ile ilgili yukarıda ele alınan dört model de birlikte kullanılmaktadır. Fakat bazı ülkelerde, söz konusu modellerden biri, diğerlerinin önüne geçebilmektedir. Mesela  Belçika ’da yer alan “Tatile Katılım Merkezi” katılım modelini benimsemektedir  . Bu Merkez, düşük gelirli grupların tatile/turizme katılımlarını artırabilmek için hem konaklama tedarikçileri hem de turizm cazibe merkezleri idarecileriyle müzakere etmekte ve sonuçta vergi/tarife oranlarının düşürülmesi sağlanmaktadır. Bu müzakere sürecinde, başta özel sektör olmak üzere pekçok kurum “gönüllülük” esası ile hareket etmekte ve ortak hedef “sosyal sorumluluğun teşvik edilmesi” olmaktadır. Bu modelin özgün karakteri ise; standart sınırlarının olmasıdır. Dolayısıyla bu modelde, sosyal turizm   kullanıcılarına “sınırlı bir program” çizilmektedir (Minnaert vd., 2011: 406).   İkinci bir model olan içer[il]me modeli de standart turizm ürünleri ve hizmetleri üzerine kurulu olsa da (sadece dezavantajlı kesimleri değil; herkesi kapsar), yalnızca dezavantajlı hedef gruplara yönelik  sınırlı bir program    sunmamakta dır. Bu yaklaşıma örnek olarak  Fransa   gösterilmektedir. Burada “Chéques Vacances” ya da “Tatil/Seyahat Çekleri” adı verilen bir uygulama ile içerilme modeli işletilmektedir. Anılan uygulama ile spesifik tüketici kitlelerinin oluşturulması; Tatil/Seyahat Çekleri Ulusal Ajansı (ANCV) tarafından ilk kez tatile çıkacaklara yönelik tatil burslarının verilmesi öngörülmektedir. Buna ek olarak, devlet ve yerel kaynaklardan sosyal turizm tesislerinin yenilen mesi için bütçe   ayrılmaktadır. Bu sistemin temel amaçlarından biri de gelir seviyesi farklılığına bakılmaksızın   toplum içindeki her katmandan bireyin tatil etkinliklerine katılımının sağlanmasıdır. Ayrıca bu modelin benzerini Macaristan’da da görmek mümkündür (Minnaert vd., 2011: 406).    Adaptasyon modeli, dezavantajlarından ötürü tatil aktivitelerine katılmakta sorun yaşayan sosyal turizm tüketicileri için bir takım “özel hükümler”i uygulamaya koymaktadır.  İngiltere ’de kurulan “Break Hayırseverlik
Related Search
Similar documents
View more
We Need Your Support
Thank you for visiting our website and your interest in our free products and services. We are nonprofit website to share and download documents. To the running of this website, we need your help to support us.

Thanks to everyone for your continued support.

No, Thanks
SAVE OUR EARTH

We need your sign to support Project to invent "SMART AND CONTROLLABLE REFLECTIVE BALLOONS" to cover the Sun and Save Our Earth.

More details...

Sign Now!

We are very appreciated for your Prompt Action!

x