AVRUPA'DA BİRLİK VE BÜTÜNLEŞME HAREKETLERİ ( I ) Müzeyyen Özlem ÇETİN

Please download to get full document.

View again

All materials on our website are shared by users. If you have any questions about copyright issues, please report us to resolve them. We are always happy to assist you.
 176
 
  AVRUPA'DA BİRLİK VE BÜTÜNLEŞME HAREKETLERİ ( I ) Müzeyyen Özlem ÇETİN
Share
Transcript
    285 Marmara Üniversitesi İ.İ.B.F. Dergisi   YIL 2007, CİLT XXIII, SAYI 2 AVRUPA’DA BİRLİK VE BÜTÜNLEŞME HAREKETLERİ ( I )   Yrd. Doç. Dr. Yalçın ALGANER    Müzeyyen Özlem ÇETİN   Özet     Avrupa Birliği (AB), 50 yıldır Avrupa’da barış ve güveni tesis etmeye çalışmış ve  pek çok konuda da başarılı olmuş bir uluslarüstü (supranational) birlik hareketidir.  Avrupa’da birlik fikri ve hareketlerinin, 50 yıl öncesinden çok daha eskilere dayandığı  görülmektedir. Avrupa tarihi derinlemesine incelendiğinde, birlik ve bütünleşme hareketlerinin yüzyıllar öncesinde başladığı ve çok çarpıcı ve etkin sonuçlar, hatta bu  yönde belirli başarılar elde edildiği de görülmektedir. Bu makalede, Avrupa’da birlik hareketleri, kronolojik seyri itib ariyle ele alınmakta, Avrupa’yı bütünleşmeye iten nedenler incelenmektedir. Avrupa Birliği projesi, yüzyıllardır savaşlardan yorulmuş, yaşlı kıta  Avrupa’sının, barış ve huzur arayışlarının bir sonucu olarak mı ortaya çıkmıştır? Bu oluşuma varma yolunda, uzun yıllar süren savaşlar yaşanmış ve her savaş sonrasında da, ne ilginçtir ki, birlik ve bütünleşme girişimlerinde bulunulmuş, fakat başarısız olunmuştur. Sürekli bütünleşmenin ve dolayısıyla da beklenen, arzulanan birliğin kurumsal olarak  sağlanabilmesi ise, ancak 1950’lerden sonra mümkün olabilmiştir. Anahtar Kelimeler:  Avrupa’da birlik ve bütünleşme, Otuz Yıl Savaşları, Westphalia Barışı, Uluslararası Pan Avrupa Hareketi, Paris Antlaşması, Avrupa Birliği (AB).    Marmara Üniversitesi, Ġ.Ġ.B.F. Maliye Bölümü Öğretim Üyesi  E-posta: yalganer@marmara.edu.tr    Marmara Üniversitesi, S.B.E. Maliye Anabilim Dalı Doktora Öğrencisi  E-posta: mozlemcetin@mynet.com    Yrd.  Doç. Dr. Yalçın ALGANER* Müzeyyen Özlem ÇETİN    286 UNION AND INTEGRATION MOVEMENTS IN EUROPE (PART 1) Abstract European Union (EU) as a supranational characteristic, from 50 years on, making an effort to establish and to sustain the peace and confidence in Europe. In our opinion, EU was and still is, rather successful, especially concerning unity and integration concepts. But we know perfectly that the history of the union movements in Europe, is going even to the antiquity era. Especially, the Middle Ages, the millennium between year 500 and 1500, has traditionally been considered as an are of obscurity and decay in the history of Europe. So we can express at least that, union concept in Europe is not only the achievement and the consequence to the last 50 years. In this article, the philosophy of the union in Europe and as a consequence of all the related events have been examined. After a very long and wearing wars, political and social quarrels, EU project and conception raised in 1950’s, as a rather successful but incomplete result and achievement of the union in Europe. Key Words: Unity and integration in Europe,   Thirty Years War, Peace of Westphalia, International Pan European Movement, Treaty of Paris, European Union (EU) 1. Giriş Avrupa Birliği (AB), küreselleĢen dünyada belki de gösterilebilecek en baĢarılı  bütünleĢme hareketi olarak karĢımıza çıkmaktadır. Bu konuda genel bir fikir birliği tesis edilmiĢtir. KüreselleĢme olgusu içerisinde yerini bulan “uluslarüstü - supranational” güç tanımına tam olarak uymasa da, AB, en azından ulus devletlerin kimliklerini içinde  barındıran ve uluslarüstü yapıya doğru önemli adımlar atan bir entegrasyon hareketi olarak kabul edilebilir. Geçtiğimiz Mart ayında 50. kuruluĢ gününü kutlayan AB, özellikle son dönemde kendi içinde bazı sorunlar yaĢasa da, temel kuruluĢ amacı olan barıĢ ortamının sağlanmasında ve sürdürülebilmesinde oldukça baĢarılı olmuĢtur. Avrupa’nın tüm tarihinin, ama özellikle de son beĢ yüz yılının savaĢlarla dolu olduğu bilinmektedir. Ancak yaĢanan her savaĢ, barıĢa duyulan özlemi artırmıĢ ve kıta üzerinde sürdürülebilir bir barıĢın sağlanması fikri daima savaĢ fikri ile beraber var olmuĢtur. Böylesine iddialı ve kalıcı bir barıĢın sağlanmasının tek yolu ise Avrupa devletlerinin bir araya gelmesi, hatta tek bir çatı altında birleĢmesi olarak görülmüĢ ve ifade edilmiĢti r. Avrupa geleneği, kaynaklarını, antik çağda, putperestlikte ve Hristiyanlıkta  bulmuĢtur. Bu gelenekçilik anlayıĢı, ortaçağda ve modern çağdaki bölünmelere,  parçalanmalara rağmen durmamıĢtır. XIX. ve XX. yüzyıllarda en önemli değiĢimleri ve yırtılmaları   yaĢamıĢ olan Avrupa, gene bu aynı dönemlerde en baĢarılı birleĢme çalıĢmalarını yapmıĢ ve olumlu neticeler almıĢtır.    287 AB’nin tam olarak anlaĢılabilmesi ve kavranabilmesi için, Avrupa’da birlik hareketlerini tarihsel kronolojisi içinde incelemek ve değerlendirmek, gittikçe daha büyük  bir önem ve gereklilik arz etmektedir. Bu bağlamda, çalıĢmamızda, önce Antik Yunan’da ve sonrasında da Antik Roma’da uygarlığın ve kültürün, hümanizm kavramına bağlanmasının alt yapısının ve oluĢumunun, sonrasında da uygarlık toplumlarının ve XIX. yüzyılın baĢlarına kadar sürecek olan Avrupa’daki bölünmelerin incelenmesine ve değerlendirilmesine çalıĢılacaktır. Sonrasında ise, XIX. ve XX. yüzyıllarda, Avrupa’da birlik konusunda nasıl doruk n oktalarına gelinmiĢ olduğu, bu aĢamalardan, durgunluk, hatta çöküĢ aĢamalarına gerilediğ i incelenecek ve değerlendirilmeye çalıĢılacaktır. 2. Avrupa’da İlk Birlik Fikirlerinin Ortaya Çıkışı   Avrupa bütünleĢmesi fikrinin geçmiĢi, çok eski tarihlere dayanmaktadır. Farklı dönemlerde, Kutsal Roma   Ġmparatorluğu, Hitler, Napolyon ve diğer birlik taraftarları, kimi zaman Ģiddet içeren eylemlerle de olsa birlik projesini gerçekleĢtirmeye çalıĢmıĢlardır. Modern devletlerin ortaya çıkmasından sonra, filozoflar ve politik düĢünürler birleĢik Avrupa proje sini ulusal bağlılığın çok ötesinde değerlendirmiĢlerdir. Ġki dünya savaĢı ve  bunların ekonomik ve sosyal yıkıntılarının ardından da Avrupa milliyetçiliğinin kalıntıları Avrupalıların üzerinden gitmemiĢtir. Avrupalı politikacılar, uluslararası çekiĢmelere son vererek, sosyal bütünleĢme ve ekonomik geliĢmeyi desteklemek istiyorlardı. Onlar daha iyi  bir dünya kurmanın yolunun buradan geçtiğine inanıyorlardı. Avrupa bütünleĢmesi onlara göre, barıĢı ve refahı simgeliyordu 1 . Avrupa’da bütünleĢme hareketleri konusundaki ilk giriĢimleri, Eski Yunan ve Roma uygarlıklarında görebilmek mümkündür. Bu dönemde, mevcut olan federatif yapı, site uygarlıklarında kurulmuĢ olan meclis, kurullar ve yargı mekanizmaları Avrupa  bütünleĢmesine büyük katkılar yapmıĢtır. Roma Ġmparatorluğu, M . Ö . 200- 146 yılları arasında, denetimin i eski Yunan (Helen, Grek) yarımadası ve Makedonya’ya kadar geniĢleterek yeni bir imparatorluk gücü olarak ortaya çıkmıĢtır. Roma Ġmparatorluğu, diğer bütün imparatorluklardan farklı olarak  büyük bir fatihin meydana getirdiği bir imparatorluk olmamıĢtır. Roma’nın tarihteki önemini, Ģöyle özetlemek mümkündür. Tarihte, Roma’ya kadar hiçbir devlet, kent devletin küçük coğrafî sınırlarının ötesine taĢıyamamıĢtır. Roma’da M .S. 212 yılında Ġmparatorluk içindeki bütün özgür insanlar Roma yurttaĢı olma hakkı kazanmıĢlardır. Roma, insanlık tarihindeki ilk büyük cumhuriyet olup, batılı anlamda modern devletin öncüsü olmuĢtur. Roma’nın Akdeniz’in her tarafında artan gücü gerilimlere yol açmıĢ, Ġmparatorluk, MS 331’de Batı ve Doğu olmak üzere ikiye ayrılmıĢ, Doğu Roma’nın 1453’te yıkılmasıyla tamamen sona ermiĢtir. Roma’nın yıkılıĢının ana sebebi olarak Devletin birliğini sürdürememesi gösterilebilir. Roma’nın güçlü olduğu dönemlerde vatandaĢlar arasında adalet, yasalar a bağlılık, yasaların üstünlüğü gelenekleri vardı. Emperyalist geniĢlemenin sebep olduğu bozulma, artan zenginlik ve ihtiraslar, seçim sisteminin bozulması, birleĢtirici geleneğin bozulmasında en önemli etkenler olarak sayılabilir. Roma’nın yurttaĢlık bağları 1  Desmond Dinan, Europe Recast A History of European Union, Hampshire, Palgrave Macmillian, 2004, s. 1.    Yrd.  Doç. Dr. Yalçın ALGANER* Müzeyyen Özlem ÇETİN    288 dinsel olmaktan çok ahlakî olduğundan, yurttaĢlık duygusu zayıflayınca birlik de zayıflamıĢtır. Roma Ġmparatorluğu, dünya barıĢını koruyan bürokratik bir yönetim olarak algılanmıĢtır  2 . Hristiyanlığın Avrupa’da yayılması da Roma Ġmparatorluğu dönemind e  baĢlamıĢtır. Roma Ġmparatoru Konstantin (Doğu Roma –    Bizans Ġmparatoru Gaius Flavius Valerius Aurelius Constantinus) (272- 337), Hristiyanlığı Roma Ġmparatorluğu’nun resmî dini olarak kabul etmiĢtir. Bu durum, Hristiyanlığın büyük ölçüde etkili olmasının  baĢlangıcı olmuĢtur. Bu dönemden sonra, kilise ve din adamlarının dünya iĢlerindeki etkinliği artmıĢtır. Papa ve piskoposların fikirleri, bütün imparatorların fikirlerinden daha önemli hale gelmeye baĢlamıĢtır  3 . Ortaçağ Avrupa dönemi ise, feodal düzenin yerleĢmeye baĢladığı, dinsel düĢünce yapılarının siyasal düĢünceye Ģekil verdiği bir dönem olarak kabul edilmektedir. Burada öne çıkan en önemli öğe, Kutsal Roma Ġmparatorluğu’dur. Kutsal Roma Ġmparatorluğu, Roma- Cermen kökenli aktörlerin dünyevî olmayan amaçlarla bir araya gelmesi olarak tanımlanmaktadır  4 . 2. 1. Avrupa’nın İlk Yükseliş Dönemi   Avrupa bütünleĢmesine yönelik plânların, gerçek anlamda baĢladığı dönem Ortaçağ’dır. Bu dönemde, bazı düĢünürler Avrupa bütünleĢmesine yönelik fikir  lerini gündeme getirmiĢlerdir. Bunların arasında, Immanuel Kant’ın “Sonsuz BarıĢ’ın Sağlanması”na yönelik projesi, Saint - Pierre ve Victor Hugo’nun “BirleĢik Avrupa Devletleri” plânları, ayrıca Montesquieu, Voltaire, Proudhon ve Saint Simon gibi düĢünürlerin, Avrupa’da barıĢı esas alan bir entegrasyon ya da birlik fikirleri sayılabilmektedir. Avrupa, ilk yükseliĢ dönemini XI. yüzyılda yaĢamıĢtır. Bu dönem, aynı zamanda Hristiyanlık dini için yükseliĢ dönemi olmuĢtur. Dolayısıyla, kilisenin önemi ön plana çıkmıĢtır. Avrupa, söz konusu dönemde bütün siyasal bölünmüĢlüğüne rağmen, belli bir ölçüde kültür ve uygarlık düzeyini bünyesinde barındırmıĢtır. Haçlı seferleri, (1096 -1270)  bu çoklu yapıya ait ortak amaçların bütünsel hareketleri olarak değerlendirilmekt edir 5 . XI. yüzyıl, her ne kadar bir toparlanma dönemi olarak gözükse de bu yüzyılda Avrupa’nın bütün sorunları tamamıyla çözüme kavuĢturulamamıĢtır. XI. yüzyılda, Avrupa’da güvenlik göreli olarak tesis edilmiĢ ve barbar istilalarına son verilmiĢtir. Fakat   Avrupa genelinde barıĢ ve düzen sağlanamamıĢtır. DıĢ baskının azalmasıyla bu kez yerel lordlar birbirlerine düĢmüĢlerdir. XI. yüzyıl sonrası Avrupa’da, karıĢıklık ve sürekli savaĢların yaĢandığı bir dönem olmuĢtur  6 . 2  Oral Sander, Siyasi Tarih İlkçağlardan - 1918’e, Ankara, Ġmge Kitabevi, 1989, s. 16, 17.   3  Lucy Dale, Stories From Eurpean History, New York, Longmans, Green And Co. Ltd, 1928, s. 36. 4   Beril Dedeoğlu, “Avrupa Birliği BütünleĢme Süreci I: Tarihsel Birikimler”, Dünden Bugüne Avrupa Birliği, Der: Beril Dedeoğlu Ġstanbul, Boyut Kitapları, 2003, s. 23.   5  Fernand Braudel, Uygarlıkların Grameri, Çev: Mehmet Ali Kılıçbay, Ankara, Ġmge Kitabevi, 1996, s. 328-331, 348, 351. 6  Louis Cartou, Communaut és Européennes, Paris, Dalloz, 1989, s. 17-30.    289 Papalık ve monarĢiler arasında yaĢanan bu çatıĢma, uzun vadede üstün askeri güçleri nedeniyle monarĢilerin üstünlüğü ile sonuçlanmıĢtır. XIII. yüzyılda, Fransa ve Ġngiltere’de homojen ve güçlü krallıklar kurulurken, Almanya ve Ġtalya’da Kutsal Roma Ġmparatorluğu’nun mirası üzerine küçük kent devletleri kurulmuĢtur. Ġtalya ve Almanya’da kurulan kent devletleri, XIV. ve XV. yüzyıllarda kültürel ve ekonomik önderliği ele geçirmiĢlerdir. XV. yüzyılda ise, Avrupa’nın batısında kurulan ulus devletler gelecek yüzyıllarda parlak ve uzun bir geliĢme ve güçlenme potansiyeline kavuĢmuĢlardır. 1300 - 1500 yılları arasında Avrupa’nın siyasi dengesi, çevrede ekonomik bakımdan geri olan ulus devletlerle, batı Hristiyanlığı’nın ortasında küçük ancak geliĢmiĢ kent devletleri arasında oluĢmuĢtur. Bu siyasal yetki çatıĢmalarının ortaya çıkardığı savaĢlar dizisi ile dolu yüzyıllar, Avrupa insanının güçlükler ve acılarla karĢı karĢıya kalmasına yol açmıĢtır. Ancak bu dinamik ortam, Avrupa’daki hareketliliğin de çıkıĢ noktası olmuĢtur  7 . XIV. ve XV. yüzyıllarda, Avrupa insanının mücadele etmek zorunda kaldığı pek çok sorun bulunmaktadır. Avrupa, bu dönemde bir taraftan salgın hastalıklar ve kıtlıkla mücadele ederken, diğer taraftan da Ġtalya ve Almanya’daki iç savaĢlarla sarsılıyordu. Ayrıca yine bu dönemde   Fransa ve Ġngiltere arasında Yüz Yıl SavaĢları (1337 -1453) yaĢanmaktaydı. 2.2. Yüz Yıl Savaşları (Hundred Years War) (1337 -1453)   116 yıl süren Yüz Yıl SavaĢları, Avrupa’da bütünleĢme fikrinin oluĢmasında  büyük önemi olan olgulardan birisidir. Hristiya n Avrupa’nın nüfusu, 1000 - 1300 döneminde 18 -20 milyondan 60-70 milyona yükselmiĢtir. Ancak Ortaçağ’ın sonlarına doğru nüfusta hızlı bir düĢüĢ yaĢanmaya  baĢlamıĢtır. Bunun sebebi, 1300’lü yıllarda yaĢanan kıtlığa ve “Kara Ölüm” (Black Death) denilen veba sa lgınına dayandırılmaktadır. Veba salgının birinci dalgası, Avrupa nüfusunun üçte birinin hayatını kaybetmesine sebep olmuĢtur. Daha sonra ortaya çıkan yeni salgının sebebi ise, Ġngiltere ve Fransa arasında yaĢanan Yüz Yıl SavaĢları olmuĢtur. Tarım nüfusunun belirli bir bölgede tutulması çok zor bir hale gelmiĢtir. Aynı zamanda, üretilen ürünlerin fiyatları, Ģehirlerdekine göre daha düĢük kalmıĢ, bu sebeplerden dolayı da toprak sahiplerinin gelirleri düĢmeye baĢlamıĢtır. Bu durum, insanları Ģehre yerleĢmeye ve tarım iĢçiliğini Ģehirlerde yapmaya itmiĢtir. 1350 sonrası, kriz dönemi olarak adlandırılmaktadır. Veba salgınından ve savaĢlardan kurtulabilenler, hayat standartlarını yükseltip, çalıĢma koĢullarını iyileĢtirmek için çalıĢacaklardır. Ġngiltere’de bu ol aylara tepki olarak, 1351 yılında “ÇalıĢma Kanunu” (The Statute of Labourers) çıkarılmıĢtır. Bu kanunla, yasadıĢı yollardan ücret yükseltilmesini talep ya da teklif edenler ile sözleĢmeli iĢlerini terk edenlerin hapis cezasına çarptırılmasına karar verilmiĢtir. Söz konusu kanun günümüzde uygulanan gelirler politikasına benzetilebilir  8 . SavaĢlar nedeniyle, Fransa’da insanların mülkleri tahrip olmuĢ, sık sık paranın ayarıyla oynanmaya baĢlanmıĢtır. Ġngiltere ve Fransa arasındaki Yüz Yıl SavaĢları 7  Sander, Siyasi Tarih İlkçağlardan…a.g.k., s. 44, 45.   8  E. Damsgaard Hansen, European Economic History, From Mercantilism to Maastricht and Beyond, Denmark, Copenhagen Bussines School Pres, 2001, s. 43-45.  
Related Search
Similar documents
View more
We Need Your Support
Thank you for visiting our website and your interest in our free products and services. We are nonprofit website to share and download documents. To the running of this website, we need your help to support us.

Thanks to everyone for your continued support.

No, Thanks
SAVE OUR EARTH

We need your sign to support Project to invent "SMART AND CONTROLLABLE REFLECTIVE BALLOONS" to cover the Sun and Save Our Earth.

More details...

Sign Now!

We are very appreciated for your Prompt Action!

x